Kayaabi

turkiye-bayragi-hareketli-resim-0025

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Bendeniz

 Image and video hosting by TinyPic

 ÖZGEÇMİŞ

ERTEKİN KAYA 

Kağızman-KARS Doğumlu

İlk ve orta öğrenimini Kağızman’da, mesleki okulu Rize İlköğretmen okulunda tamamladı.

İlkokul Öğretmenliği sırasında Türkiye Öğretmenler Sendikası İlçe Başkanlığı görevini üstlendi.
Daha sonra, yüksek öğrenimini Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Grafik Sanatlarda tamamlayarak Lise Öğretmenliğine atandı. Yozgat-Sarıkaya ve Kars-Kağızman Lisesi; Resim-İş ve Sanat Tarihi Öğretmenlikleri, Lise Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Lise Müdürlüğü sırasında taşrada İlçe Halk Kütüphanesini kurdu. Nakil ile Artvin Milli Eğitim Müdürlüğünde kısa süre görev yaptıktan sonra kurumlar arası geçişle T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlük Ressamı ve Reklam-Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak görev aldı. Bu Görevde iken Ankara ve Taşrada Kişisel Resim Sergileri açtı, birçok grup resim sergilerine katıldı. Söz konusu Kamu kuruluşunda bir süre görev yaptıktan sonra serbest ticari yaşama atıldı, Başkent Ankara’da Reklam Ajansı kurdu.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Trafik Konulu, ödüllü Afişleri; PTT Filateli bölümünde hatıra serisi pul Kompozisyon ödülleri ve Basılı pulları; Devlet Resim ve Heykel Müzesinde, Ziraat Bankası, Merkez Bankası, Türkiye İş Bankası Koleksiyonlarında ve Özel Koleksiyonerlerde tabloları bulunmaktadır.
Ticari çalışma dönemi içerisinde TÜSİAV (Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı) Kurucu Üye ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
Aynı ticari dönem içerisinde TBMM’de Danışman olarak görev yaptı.
Nisan 2000 yılında, Antalya’ya yerleşti. Aynı yıl içerisinde Hemşeirlerine yönelik bir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin kuruluşuna öncülük ederek otokontrole çekildi.
Altın Portakal Film Festivali, Kısa Metraj Film, Video Film Yarışması Jüri Üyeliği yaptı. 
Kısa bir süre Antalya Kent Müzesi Girişimcileri Dernek Başkanlığı görevini yürüttü.     
Antalya Kent Konseyinde, branşıyla ilgili kurullara katılmakta; bilgi, proje geliştirerek yaşama geçirilmesine çalışmakta, artan zamanlarda da sanat üretmekte…
ANSAN üyesi olup, her yıl Devlet Güzel Sanatlar Galerisi ve Ansan sergilerine de katılmaktadır

Öyle içten ki

yüreğimdeki yerin.

Çıkarı yok.

Çıkası yok.

Çıkarasım yok.

Çıkarım hiç yok…

“Can Yüel”

 

Otomatik alternatif metin yok.

Yaşam Senin..!

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama. Yarım saat erkene kurulsun saatin. Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin… Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin… Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin… Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin. Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart, Çek kızarmış ekmek kokusunu içine, Bak güzelim kahvaltının keyfine. Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.. Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile. Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Ohhh şöyle bir hafifle. Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için “alo “de. Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık. Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa… Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak. Çiçek görürsen kokla , köpek görürsen okşa , çocuk görürsen yanağından makas al. Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,  sen çok darda iken kimler seni ferahlattı. Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi? Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara. Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor… Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak. Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun… Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun… Saklama tabakları, bardakları misafire. Sizden ala misafir mi var bu dünyada. Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil. Vazife yapar gibi hiç değil. Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi. Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının… Gece evinde, dostların olsun. Sohbetin yemeğin, kahkahan  olsun..

Vakit Gelir

Ve yine sabah olur,
Bu ömür denen laf kalabalığında,
Yaşanmış aşklar ardında bırakarak,
Yeni bir günde, Yeni hayatlarla,
Yeni aşklara doğru koşarken bulursun kendini,
Niceleri gelip geçerken,
Her birinden bir ders alırsın,
Ve en doğrusunu ararsın,
Bir ömürlük sonsuzlukta,Buldun sanırsın, aldanırsın,
Kandırırsın o sevgiye susamış gönlünü,
Yalan dolanla karmakarışık olur aklın,
Zaman kayar gider ayaklarının altından,
Tutamaz, durduramazsın yalnız geçen günleri,
Sabırla beklersin,
Doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiyle olmayı,
Farkında Olmazsın, anlamazsın yaklaştığını,
Ve sonunda vakit gelir,
Doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiylesindir .

S. Sözen

Canım Türkiyem

 
101-dalmacyali-hareketli-resim-0022
 

Otomatik alternatif metin yok.

Bir İş Var

Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.

Orhan Veli Kanık

 “EBRU”  

 
 
 
 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

AŞK ÇİÇEKLENMELİ 

toprakların çöl olmasın kara kız

gülüşünü işle çevrelerime

gölgeler düşürme ceylanım gözlerine

kara kız saçların ne güzel oysa

savursan değecek gök yıldızlara

dağ pınarı gönlüm akıyor sana

düşler kurmalısın kara kız mutlak

saklı gül faslında bahar goncası

yüreğin olacak kullanmadığın

sevilmekten korkma canım kara kız

aşk çiçeklenmeli nar dalı gibi

zulmette bırakma al yüreğimi…

A.Şanal
 
Otomatik alternatif metin yok.

Sevmek

Sevmek … delicesine, deliler gibi sevmek!

Kuş uçar gibi sevmek, gök gürler gibi sevmek.

Bir çocuk inancıyla inanarak, kanarak

Ve bir günahkar fani azabıyla yanarak,

Hep onu arayarak baharda, yazda, kışta;

Nihayet “Büyük Sır” a ulaşmak bir bakışta. 

O bakışta okumak aşkın büyük adını,

Hep o büyük bakışta bulmak var olmanın tadını.

Sevmek: Hasta anneyi, altın başlı yavruyu,

Baharı, yıldızları, göğü, güneşi, suyu …

Yürekten kopan ince bir ahı, sever gibi  sevmek,

Toprağı, Allah’ı sever gibi..!

Halide Nusret Zorlutuna
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi
Bir Ömür

Otomatik alternatif metin yok.

SEN

Sen üzerinde nice şafakların söktüğü

Sevgi denizlerime akan büyük nehir

Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü

Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir

Durmadan bir gül açar ellerinde pembe

Sen nefes alışı en bakir güzelliğin

Gözlerin midir parlayan gökyüzünde

Bir güneş doğarcasına geceleyin

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel

Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri

En karanlıklarda bile uzanır bir el

Kendiliğinden açar sabaha perdeleri

Sen varsan dallarda kuşlar memnun

Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka

Öylesine gerçek ki var olduğun

Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga

Tutsam ellerini içim ürperir hazdan

Başım döner gözlerin gözlerime değse

Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan

Yokluğun da odur senin ölmek neyse

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü

Her zaman en güzel, her yerde eşsiz

Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü

Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz

Ümit Yaşar Oğuzcan

101-dalmacyali-hareketli-resim-0022

Otomatik alternatif metin yok.

Benden Sor

Bunca acının çiçeği içimde büyüdü
Mahpushane saksılarındaki baharı benden sor …
Kulak ver gecenin sessizliğinde ağan sese,
Ölümcünün böldüğü uykuları benden sor.
Silahlar doğanın yüreğini arıyor durmadan,
Bu kan kokusunun ürettiği soruları benden sor …
Gördük ki, türkülerin sonu yok dilimizde,
Kopup geldikleri dağları benden sor.

Şükran Yurdakul

SEÇİLMİŞ NAZIM HİKMET ŞİİRLERİ.

BU VATANA NASIL KIYDILAR 

İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız? 
 

Onu didik didik didiklediler,
Saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire: «Buyur …» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı Çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir Hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur:
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

1959

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, açık hava

Ayağa Kalkın Efendiler

Behey! kaburgalarında ateş bir yürek yerine
idare lambası yanan adam!
Behey armut satar gibi
san’atı okkayla satan san’atkar!
Ettiğin kar
kalmayacak yanına!
soksan da kafanı dükkanına,
Dükkanını yedi kat yerin dibine soksan;
yine seni Ateşimiz
yağlı Saçlarından tutuşturarak
bir türbe mumu gibi damla damla eritecek!
Çek elini san’atın yakasından
çek!
Çekiniz!
Bıyıkları pomadlı ahenginiz
süzüyor gözlerini hala
koyda çıplak yıkanan Leyla’ya karşı!
Fakat bugün
ağzımızdaki ateş borularla
çalınıyor yeni san’atın marşı!
Yeter artık Yenicami tıraşı,
yeter!
Kalkın ayağa efendiler …

Otomatik alternatif metin yok.

DÜNYAYI Verelim ÇOCUKLARA

Dünyayı verelim çocuklara

hiç değilse bir günlüğüne

Allı pullu bir balon gibi verelim

oynasınlar oynasınlar

türküler söyliyerek

Yıldızların arasında

dünyayı çocuklara verelim

kocaman bir elma gibi verelim

Sıcacık bir ekmek gibi SOMUNU

hiç değilse bir günlüğüne doysunlar

bir günlük de olsa

öğrensin dünya arkadaşlığı

çocuklar dünyayı alacak elimizden

ölümsüz ağaçlar dikecekler.

Otomatik alternatif metin yok.
Solda Faili Meçhul kurbanı Kültür Bakanı Ahmet Taner Kışlalı, ortada Ben

Türkiye işçi sınıfına selam!

Selam yaratana!

Tohumların tohumuna,

serpilip gelişene selam!

Bütün Yemişler dallarınızdadır.

Beklenen günler,

güzel günlerimiz ellerinizdedir,

haklı günler, büyük günler,

gündüzlerinde sömürülmeyen,

gecelerinde aç yatılmayan,

Ekmek, gül ve hürriyet günleri.

Türkiye işçi sınıfına selam!

Meydanlarda hasretimizi haykıranlara,

toprağa, kitaba, işe hasretimizi,

hasretimizi, ay yıldızı esir bayrağımıza.

Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selam!

Paranın padişahlığını, karanlığını yobazın

ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selam!

Türkiye işçi sınıfına selam! Selam yaratana!

12 Ağustos 1962

Otomatik alternatif metin yok.

VEDA

Hoşça kalın
dostlarım benim
Hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
Hoşça kalın …
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez …
Ben kendimi Dostların Gözünde
Boylu boyumca görüyorum …

A dostlar
bir kavga dostu
iş kardeşi
bir yoldaşlar a..!.
Tek hecesiz elveda ..

Geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
mahpusane türküsünü.

Yine görüşürüz
dostlarım benim
yine görüşürüz …
Güneşe beraber güler,
beraber dövüşürüz …

 A dostlar
bir kavga dostu
iş kardeşi
bir yoldaşlar a..!.
ELVEDA ..!!……

Otomatik alternatif metin yok.

Solda Nahçıvan Ulusal Meclis Başkanı Vasıf Talibow Sağda BEN.

Yedinci MEKTUP

Çarşı pazar dolaştım yoldaşım

not ettim fiyatları.

Tanganika dehşetli ucuzluk.

Mesela güneş,

hem de en olgunu, en kırmızısı,

yağmur mesela,

hem de aylarca şakırdayanı artsız, arasız,

yahut da boy boyu, çeşit çeşidi sıtmaların,

yahut da kopkoyu esmer eller,

turfandası da, olgunu da,

hem de hepsinin tırnaklarıyla avuçları pembe,

hatta muz,

beş kiloluk hevenkleri,

bir şişe Pepsi Koladan ucuz.

Sana bunları yazdım, iki gözüm, düşünüyorum,

Tanganika’dan pahalı mı benim Anadolu?

Kimi yerlerinde yağmur çok daha pahalı,

kimi mevsimlerinde güneş,

ama sıtmaların fiyatı,

yahut da ellerin,

hele parmakları Kınalı olanların,

hiç de burdan pahalı değil.

Muza gelince,

bizde yetişmez,

ama soğanla tuz,

beş KİLOSU değil, birer KİLOSU,

buradaki muz fiyatına …

Görüntünün olası içeriği: bitki, ağaç, açık hava ve doğa

Üç Selvi

Kapımın önünde üç selvi vardı.
Üç Selvi.
Selviler rüzgarda sallanırlardı.
Üç Selvi.
Kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç Selvi.
Selviler sallanırlardı rüzgarda.
Üç Selvi.
Bir gece duman bastı evi.
Üç Selvi.
Yatağımda öldürüldüm ben.
Üç Selvi.
Kesildi selviler köklerinden.
Üç Selvi.
Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda
Üç Selvi.
Selviler sallanmıyorlar rüzgarda.
Üç Selvi.
Mermer bir ocakta Parçalanmış yatıyor
Üç Selvi.
Kanlı bir baltayı aydınlatıyor
Üç Selvi.

Otomatik alternatif metin yok.

AKŞAM

Anadolu ovalarındaki gibi Tıpkı

havai mavi

toz pembe

açık mor

Macar ovasında akşam oluyor.

Ağaçlar bildik ağaçlar, bizim ovadakiler.

Ağaçların dibinde

Akşam serinliğinde

terli, sıcak

asker kaputuna benziyor toprak.

O renkte, öyle uçsuz bucaksız

öylesine dayanıklı,

Anadolu ovalarındaki gibi Tıpkı

Macar ovasında akşam oluyor.

Konuyor Dallara yıldızlar

yaprakların arasına

kuşlarla beraber.

Ağaçlar bildik ağaçlar, bizim ovadakiler,

benzerlik işte, o kadar ama

akşammış, toprakmış, ağaçmış

bizim ovalarda çocuklar aç,

Gelinler yirmi yaşında kocakarı,

bizim ovalarda öküzlerin boyu bir karış.

bizim ovalar Macar Ovası değil.

Otomatik alternatif metin yok.

DENİZ ÜSTÜNE

Sertti, karma karışıktı batımızda kalan dağlar.

Trenimiz indi ordan ılık, ıslak düz ovaya.

Sağımızda, ter içinde, bir Kamyonet gidiyordu.

Şoför, yeşil entarili şişman, esmer bir kadındı.

Oturmuştu arkadaki çuvallara bir gemici,

şapkasının kurdelası uçuyordu çırpınarak.

Köprüleri, Kuleleri, Bacaları, dumanıyla

Gümüş rengi bir fabrika geçiyordu solumuzdan,

limanına dönen bir harp gemisine benziyordu.

Serinliği geldi önce,

karıştırdı keskin iyot kokusunu,

raflardaki elmaların kokusuna.

Sonra, baktım, aksi vurmuş gökyüzüne,

hava kat kat mavileşmiş.

Sonra birden Kendisiyle karşılaştık.

Mendireğin içindeydi,

sıkışmıştı rıhtımlarla gemilerin arasına.

Zooparkta seyrettiğim bir kartalı hatırladım,

kanatları yana düşük,

küskün başı yüreğinde

Çocuklarımıza Nasihat

Hakkındır yaramazlık.
Dik duvarlara Tırman
yüksek ağaçlara çık.
Usta bir kaplan
gibi kullansın elin
yerde yıldırım gibi giden bisikletini ..
Ve din dersleri hocasının resmini yapan
kurşun kaleminle yık
Mızraklı İlmihalin
Yeşil sarıklı iskeletini ..
Sen kendi cennetini
kara toprağın üstünde kur.
Coğrafya kitabıyla sustur,
seni “Hilkati Âdem” le aldatanı ..
Sen sade toprağı tanı
toprağa inan.
Ayırdetme öz anandan
toprak ananı.
Toprağı sev
anan kadar …
Nazım Hikmet RAN-1928

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, masa ve açık hava
İmza Kampanyası, ortada ben

Günler Ağır

Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin
Zalim
ve Kurnaz.
Ölüyor çarpışarak insanlarımız
– Halbuki nasıl hakketmişlerdi yaşamayı —
ölüyor insanlarımız
– Ne kadar çok —
sanki şarkılar ve bayraklarla
bir bayram günü nümayişe çıktılar
öyle genç
ve fütursuz …
Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.
En güzel dünyaları
yaktık ellerimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı:
bizi bir parça hazin ve dimdik bırakıp
gözyaşlarımız gittiler
ve bundan dolayı
biz unuttuk bağışlamayı …
Varılacak yere
kan içinde varılacaktır.
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp koparılacaktır …
Nazım Hikmet – 1941   

Otomatik alternatif metin yok.

Davet

Dört nala gelip Uzak Asya’dan

Akdenize bir Kısrak başı gibi uzanan

bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

bu davet bizim …

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim…

” Nazım Hikmet” 

Otomatik alternatif metin yok.Ben…

Yapıtlarımdan

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, bitki, çim, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: kuş

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: çiçek

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Ziyaretiniz için teşekkür ederim.

“Thank you for your visit”